İYİ Kİ YOLUM BURADAN GEÇTİ…

1 Nisan 1996 yılında başladığım Koç Üniversitesi’ndeki çalışma hayatımı tamamlamak üzereyim. İlk görüşmemi camekanlı küçük odada rahmetli eski kütüphane direktörümüz Jane Hanım ile yapmıştım. Jane Hanım gözlüklerinin arkasından mavi gözleriyle beni süzerken heyecanla ilan başvurusu ile ilgili detayları anlatmıştı. Ertesi gün ise kataloglamacı olarak iş teklifi almıştım. Bu ilk görüşmede Jane Hanım’ın kendisi, mesleğimizle ilgili vizyonu, yaklaşımları ve düşünceleri beni çok etkilemişti. O an burada çok şey öğrenebileceğimi ve zevkle çalışabileceğimi düşünmüştüm. Öyle de oldu Suna Kıraç Kütüphanesi’nde öğrencilik hayatım boyunca teorik olarak öğrendiğim birçok bilgiyi uygulama, eksik bilgilerimi tamamlama, bol bol yerli ve yabancı kaynakları okuma, mesleki toplantılar için yurtiçinde ve yurtdışında bulunma imkanı bulabildim. Bu imkanları bana sundukları için Koç Üniversitesi’ne ve gelmiş geçmiş tüm kütüphane yöneticilerimize teşekkürü bir borç bilirim. Desteklerini esirgemeyen eski ve yeni tüm çalışma arkadaşlarıma da ayrıca teşekkür ederim.

KÜ’de çalışma arkadaşlarımla klasik bir deyimle acı tatlı bir sürü anı paylaştık. Jane Hanım’ın evinde düzenlediği nişanlılık partileri, İ.Ü. Baltalimanı tesislerindeki yemeklerimiz, trekking maceralarımız, doğum günü ve yeni yıl partilerimiz hepsi ayrı güzeldi. Özellikle 10:30 ve 15:30 çay molalarımız birbirimizi görebildiğimiz, doyasıya sohbet edip kahkalarla güldüğümüz, eğlendiğimiz eşsiz güzel anlar olarak hepimizin hafızasında yer etmiştir.

Yani bu molalarda kahve bahane sohbet şahaneydi 🙂

Tesadüfen kazandığım İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü’nü rahmetli hocam Prof. Dr. Meral Alpay sayesinde çok sevdim ve mesleğime aşık biri oldum. Deneyimli kütüphaneci, bir araştırmacı ve birey olarak şu tespitimi sizlerle paylaşmak isterim. Şöyle ki bir ülkenin, toplumun bilimsel ve teknolojik alanda kalkınması, ilerlemesi okumaya, öğrenmeye, araştırmaya ve geliştirmeye verdiği öneme sıkı sıkı bağlıdır. Eşitlik ilkesine ve etik kurallara bağlı olarak hizmet veren kütüphaneler okumanın, öğrenmenin, araştırmanın ve geliştirmenin merkezleridir. Kütüphaneler dışında hiçbir kurum ya da birey bunu başaramaz. Bu nedenle kütüphaneler ve kütüphaneciler bir ülke ve toplum için çok değerlidir. Ancak kütüphanecilik mesleği emek yoğun ve değeri yeteri kadar görülemeyen mesleklerden biridir. Bunların ışığında genç meslektaşlarıma mesleklerinin önemini bilerek ve severek yaklaşmalarını tavsiye etmek isterim.

Satırlarımı siz değerli kullanıcılarımıza, okurlarımıza ve meslektaşlarıma çalışmalarınızda ve özel yaşamlarınızda başarı ve mutluluk dileklerimle bitiriyorum. Sağlıcakla, kitaplarla ve bilgi ile kalın.

Sevgilerimle,
Canan Ergün

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *